Рубрика «masallar_turkce»

Çam Ağacı

Zamanlardan eski zamanlarda, büyük bir ormanda bir çam ağacı varmış. Hani şu yaprakları diken diken olan ama güzel kokan çamdan. Yalnız bu çam ağacı halinden hiç memnun değilmiş. &quotÖteki ağaçların ne güzel kocaman kocaman yaprakları var. Benimkiler ise diken diken, kuşlar bile konmaya korkar,&rdquo diyormuş. Öteki ağaçlardan bir ayrıcalığım olsa ormandaki ağaçlar ve hayvanlar beni …

Dedemin Battaniyesi

> Annem göğe çamaşır asmaya gidiyorum diyerek evden çıkmış bir daha eve dönmemişti.Annem belki de bacadan tütmüştü.Annem belki de yan odada bana uyku dikiyordu.Anlaşılan annem gökteki çamaşırları hala kurutamamıştı hele dedemin fil mendili büyüklüğündeki battaniyesini kurusun diye bekliyorsa annem göğe takılı bir çamaşır şarkısı olarak kalacaktı.Dedemle aynı evde kalıyorduk.O benden üç yaş büyüktü sadece, neredeyse …

Dört Tavşanını Pazarda Satan Çocuk

Hasan geçen yıl dokuz yaşındaydı. Bir gün evlerinin arkasındaki bahçede bir tavşan gördü. Tavşan kaçmadı Hasan&rsquodan. Hasan tavşanı sevdi, tutup kaldırmak istedi. Tavşan çok ağırdı, hem karnı şişti. Belli ki yakında yavrulayacaktı. Babası yoktu Hasan&rsquoın. Beş yıl olmuştu, aralarından ayrılıp bu dünyada onları yalnız bırakışı. Anası evlere temizliğe gidiyor, öyle geçiniyorlardı. Aradan on beş gün …

Diyet

> Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç ve namluları tüm Anadolu&#39da, tüm Rumeli&#39de sınır boylarında büyük …

Deve Kervanı

Eskiden, İran&rsquoda, İsfahan şehrinde, Cemal adında kervancı bir genç yaşardı. Kervan sahipleri kervanlarını çok güvendikleri Cemal&rsquoe gönül rahatlığıyla teslim ederler ve onun kervandaki malları kendi malıymış gibi koruyup, gözeteceğini bilirlerdi. Günlerden bir gün, Cemal İsfahan&rsquodan kuzeydoğudaki Meşhet&rsquoe gitmek üzere, kumaş yüklü deve kervanıyla yola çıktı. Kervan birkaç gün sonra Deştikebir Çölü&rsquone vardı. İlk bakışta uçsuz …

En Güzel Çiçek

İki boncuk gibi parlayan iri mavi gözleriyle bir çiçek kadar güzelmiş Maviş. Annesi altın gibi ışıldayan sarı uzun saçlarını örer, bu örgüler üzerine beyaz bir kurdeleyi bir kelebek gibi kondururmuş . Sonra nar kırmızısı entarisi altına beyaz pabuçlarını giyermiş Maviş. O zaman da bu küçük kıza bir bakan bir daha bakmaktan kendini alamazmış.O yıl yedi …

Çocukluğumun Nevruzu

Üçüncü sınıfta okuyordum. Bir bahar günüydü. Çiğdemlerin çıktığını çevremizden duymuştuk. Çiğdemleri topraktan çıkarıp onların yumrularını yemek çok lezzetliydi. Biz bunu önceki bahardan biliyorduk. Önümüzdeki gün cumartesiydi. Ormanda çiğdem çoktu. Ormana gitmemiz gerekirdi. Cuma gününden arkadaşım Hasan&rsquola sözleştik. Cumartesi erkenden kalktım, kuşluk olmuştu. Kahvaltımızı yaptık. Hasan ile buluştuk. Birde yol arkadaşımız bizim Karabaş&rsquoı yanımıza aldık. Ne …

YARALI GÜVERCIN

Ali bahçeye oynamaya çıktı. Canı çok sıkılıyordu. Aklından &quotBir arkadaşım olsa da oynasam !&rdquo diye geçirdi. Bu sırada önüne bir şey düştü. Ali önce korktu. Sonra düşen şeye doğru baktı. Bir de ne görsün? Bu bir güvercindi. Zavallı kuş yaralıydı. Kanadı kanıyordu. Ali kızarak &quotKuşlara taş atan yaramaz çocukların işidir bu!&rdquo dedi. Güvercin çırpınıyordu. Ali&rsquonin …